Prostat kanseri, erkeklerde en sık görülen kanser türlerinden biridir ve yaşam boyu görülme riski oldukça yüksektir (Roscow, 2016; Milios, 2019; Sayilan, 2018).
İstatistiklere göre her 9 erkekten 1’ine prostat kanseri tanısı konulmaktadır. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde ve Afrika kökenli Amerikalı erkeklerde risk daha yüksektir. Ancak sevindirici bir bilgi olarak, prostat kanseri tanısı alan birçok erkek bu hastalıktan hayatını kaybetmemektedir (Amerikan Kanser Derneği, 2020).
Prostat Nedir ve Görevi Nasıldır?
Prostat, mesanenin hemen altında yer alan ve idrar kanalını (üretra) çevreleyen küçük bir bezdir. Temel görevi, meni sıvısının üretimine katkı sağlamak ve boşalma sırasında spermin taşınmasına yardımcı olmaktır.
Prostat Kanseri Tedavisi ve Pelvik Taban Üzerindeki Etkiler
Prostat kanseri tedavileri, özellikle cerrahi ve radyoterapi, pelvik taban kaslarının işlevini etkileyebilir. Pelvik taban kasları; idrar kontrolü, bağırsak fonksiyonu ve cinsel işlevler için oldukça önemlidir.
Tedavi sonrası en sık görülen sorunlar şunlardır:
- İdrar kaçırma (inkontinans)
- Sertleşme sorunları (erektil disfonksiyon)
- Peyronie hastalığı
- Bağırsak kontrol problemleri
Radikal Prostatektomi ve İdrar Kaçırma
Prostat kanserinde en sık uygulanan cerrahi yöntem radikal prostatektomidir. Bu ameliyatta prostat bezi, üretranın bir kısmı ve seminal veziküller çıkarılır (Roscow, 2016).
Araştırmalar, bu ameliyat sonrası erkeklerin büyük bir kısmında idrar kaçırma görülebildiğini göstermektedir. İdrar kaçırmanın önemli bir bölümü ise stres inkontinansı şeklindedir (Milios, 2019).
Stres inkontinansı; öksürme, hapşırma, gülme veya zıplama gibi durumlarda pelvik taban kaslarının yeterli desteği sağlayamaması sonucu ortaya çıkar.
Pelvik Taban Fizyoterapisinin Önemi
Pelvik taban kasları eğitilebilir ve güçlendirilebilir kaslardır. Bu noktada pelvik taban fizyoterapisi, tedavi sürecinin önemli bir parçası haline gelir.
Yapılan çalışmalar, ameliyat öncesi ve sonrası uygulanan pelvik taban egzersizlerinin:
- İdrar kontrolünü daha hızlı geri kazandırdığını
- İdrar kaçırma şiddetini azalttığını
- Yaşam kalitesini artırdığını göstermektedir (Milios, 2019; Sayilan, 2018)
Peyronie Hastalığı ve Diğer Yan Etkiler
Prostat kanseri tedavisinin bir diğer olası sonucu Peyronie hastalığıdır. Bu durum penis içinde skar dokusu oluşmasıyla ortaya çıkar ve eğrilik, ağrı, kısalma ve ereksiyon problemlerine yol açabilir.
Araştırmalar, bu durumun radikal prostatektomi sonrası yaklaşık her 6 erkekten 1’inde, radyoterapi sonrası ise her 8 erkekten 1’inde görülebildiğini göstermektedir (Tal, 2010; Frey, 2017).
Pelvik taban fizyoterapisinin, Peyronie hastalığında da önemli oranda iyileşme sağladığı ve hastaların yaklaşık %70’inde olumlu sonuç verdiği bildirilmiştir.
Radyoterapi ve Bağırsak Fonksiyonları
Prostat kanserinde kullanılan bir diğer tedavi yöntemi olan radyoterapi, bazı bağırsak fonksiyon bozukluklarına neden olabilir. Ancak pelvik taban fizyoterapisi bu süreçte de semptomların yönetilmesine yardımcı olabilir.
Yardım Almak Mümkün
Prostat kanseri tanısı ve tedavi süreci fiziksel ve duygusal olarak zorlayıcı olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, idrar kaçırma ve cinsel fonksiyon problemleri gibi durumlar yönetilebilir ve tedavi edilebilir.
Pelvik taban fizyoterapisi, bu süreçte yaşam kalitesini artırmada önemli bir destek sağlar.
Eğer siz veya yakınınız prostat kanseri tedavisi sürecindeyse, bir sağlık uzmanından pelvik taban fizyoterapistine yönlendirme istemeniz faydalı olacaktır.
https://www.mypfm.com/post/the-pelvic-floor-and-prostate-cancer

